Cennet Hurmasının Faydaları

     Envai çeşit meyveler arasında yerini alan cennet hurması, Trabzon hurması olarak da bilinmektedir. Lif açısından zengin bu meyve antioksidan kapasitesi yüksek olan bir meyvedir. 100 gramında 3,6gram kadar lif içeren cennet hurması yalnızca 70 kaloridir. Kilo vermek isteyenlerin de tercih edebileceği cennet hurması pek çok faydası ile vücudumuza yarar sağlamaktadır.

Cennet hurmasının faydalarını sıralayacak olursak;

Sağlık için faydalı yüksek oranda antioksidan içermektedir. İçeriğindeki bileşenler sayesinde birçok hastalığın iyileşme sürecinde vücudun savunma sistemini güçlendirerek vücudu zararlı metaboliklerek karşı korumaktadır.

Yaşlılar başta olmak üzere göz sağlığının korunmasında önemli etkileri bulunmaktadır.

 Yüksek derecede C vitamini içerir. Günlük C vitamini ihtiyacının % 12 kadarını karşılayan cennet hurması enfeksiyonlara karşı vücut direncini de arttırmaktadır.

Potasyum, bakır, mangan ve fosfor bakımınca zengin mineraller içeren cennet hurması ile bağışıklık sistemini destekleyerek vücudun savunma sisteminin desteklenmesini sağlayan enzimlerin salgılanması sağlanmaktadır. Ayrıca vücutta kırmızı kan hücrelerinin üremesine de katkı sağlar.

Lif açısından da zengin olan cennet hurması mide- bağırsak sisteminin belirli bir düzende çalışmasına yardımcı olur. Kabızlığı gideren bir besin olarak da düşünülebilir.

Ayrıca içeriğindeki lif oranının yüksekliği hipertansiyonu önleyerek kalp sağlığının korunmasına yardımcı olmaktadır.cennet hurması ile kuvvetlenen bağışıklık yapısı hastalıklara karşı da koruyucu bir kalkan görevini üstlenmesini sağlamaktadır.

Diyabetli kişilerin yüksek karbonhidrat nedeniyle dikkatli şekilde tüketmesi gereken cennet hurması fazla tüketildiğinde kan şekerinin yükselmesine neden olabilmektedir.

Kulak Çınlaması Nasıl Geçer?

   “Titinus”. Halk tabiriyle kulak çınlaması. Başına gelen insanın büyük sıkıntı yaşadığı bir konu “kulak çınlaması”. Bir veya iki kulakta birden olabilen kulak çınlaması birçok hastalığın habercisidir.
Kulak Çınlaması Neden Olur? 
Yaşa bağlı işitme kaybı, gürültüye bağlı işitme kaybı, tiroid bezi anormallikleri, sesi algılayan hücrelerin zarar görmesi, stres, psikolojik sorunlar, depresyon, vitamin ve mineral eksiklikleri, konsantrasyon sorunları, beyin tümörleri, kulak kirleri,burun tıkanıklığı, tüketilen bazı gıdalar, kuvvetli patlama sesleri, hormonal değişiklikler ve bazı ilaçların yan etkisi gibi birçok neden kulak çınlamasına yol açabiliyor. Ülkemizde deoldukça fazla görülen bu rahatsızlığın en fazla yaşandığı ülkelerden biri Amerika. Amerika’da tam 50 milyon kişi kulak çınlamasından muzdarip. Kulak Çınlaması’nın Tedavisi Kulak çınlamaları herhangi bir tedaviye gerek kalmadan kendiliğinden geçebiliyor bazı kişilerde özellikle. Ancak bazı ileri derecedeki çınlamalar için tedavi gerekebiliyor.

Yakın zamana kadar çoğu doktor tarafından tedavisinin olmadığı söylense de günümüzde bir tedavisi bulunmakta kulak çınlamasının. 2014 Aralık’ında bilimsel tıp dergilerinde yayınlanan tedavi şekli TMS’dir. (Transkranial Manyetik uyarı cihazı). İlaç bazlı bazı tedavi çeşitleri de bulunmaya devam etmektedir ayrıca. TMS manyetik dalgalar ile çınlama sesini baskılıyor, söndürüyor ve son olarak da yok ediyor. Seanslar halinde (10 seans) uygulanan bu yöntemle zaman içinde çınlama sesi yok edilmekte. Eski klasik yöntemlere nazaran bu yöntem ile çok daha etkili sonuçlar alınmaktadır.

Enseye Buz Koymanın İnanılmaz Etkisi!

Mutluluk Hormonu olarak ta bilinen Endorfin hormonunun sağlık açısından oldukça önemli bir hormon olduğunu belirtmek gerek. Genel olarak yaralanma gibi zorlu durumlarda ağrı ya da acı hissini azaltmaya yardımcı olan bu hormonun diğer bir etkisi de, mutluluk hissine sebep olması. Endorfin hormonu ayrıca heyecanlanmak, ağrı hissi veya baharatlı yiyeceklerin tüketilmesi esnasında da salgılanan bir hormon. Endorfin hormonunun bu etkilerini o zamanlar henüz bilmeseler de, Çinliler binlerce yıl önce, vücutta oldukça önemli bir hormon olan endorfin hormonunu heyecan, ağrı ya da baharatlı yiyecekler yemeden de salgılatabilmenin bir yolunu bulmuş. Oldukça ilginç bulunan bu yöntemin Çince adı Feng Fui; yani Türkçe anlamıyla ‘Rüzgâr Evi.’ Sabahları hiçbir şey yemeden ya da gece yatmadan önce uygulanabilecek bu uygulamada Feng Fu bölgesi olarak bilinen bölgeye 20 dakika süreyle buz konulduğunda kana endorfin hormonunun salgılanmasını sağlayabileceksiniz. Buna ek olarak, uygulama esnasında buzdan kaynaklanan suların üzerinize akmasını önlemek amacıyla hazırladığınız buzu bir torba içerisine koyabilirsiniz. Fenf Fui yönteminin faydasını görebilmek içinse, her gün yapmanızda yarar var. Baş ve boyunun birleştiği ense köküne uygulayacağınız buz sayesinde endorfin hormonu salgılatarak yararlanacağınız bu faydalardan birkaçını şu şekilde sıralamak mümkün:

Kendinizi daha zinde ve enerjik hissetmek,
Daha genç görünmek,
Sindirim sisteminin daha iyi çalışmasını sağlamak,
Grip veya nezle gibi soğuk algınlıklarına karşı savunma sisteminin daha da güçlendirmek,
Troid bezinin daha iyi çalışmasını sağlamak,
Tansiyonun düşmesinden veya yükselmesinden kaynaklanan sağlık sorunları,
Baş ve diş ağrılarının azalması,
Astım rahatsızlığının azaltılması,
Obezite ya da yetersiz beslenme gibi beslenme bozukluklarına karşı,
Astım ve Bronşit gibi solunum sistemi rahatsızlıkları,
Nörolojik hastalıkların tedavisinin yanı sıra,
Uykusuzluk, yorgunluk, depresyon ya da stres gibi durumların azaltılması gibi birçok yararı bulunan Feng Fui yönteminin bir tedavi yöntemi olmaktan çok, tazeleme yöntemi olarak kullanıldığını belirtmek gerek. Ancak Feng Fui yönteminin her ne kadar yararlı bir yöntem olsa da, şizofreni ve sara hastalarının yanı sıra, hamilelerde pek tavsiye edilmeyen bir yöntem olduğunu da özellikle belirtmekte yarar var.

Kış Aylarında Kahvaltımızda Neler Olmalı

Havaların soğumasıyla birlikte, ihtiyacımız olan besinler değişmeye başladı. Özellikle sabah kahvaltısında tüketeceğimiz besinler bizim için hayati önem taşımaktadır. Havada yaşanan ısı kaybına uyum sağlamaya çalışan vücudumuz, dışarıdan desteklenmelidir. Metabolizmamızda ve bağışıklık sistemimizde hızlı bir değişim yaşanırken, enerjiye ihtiyacımız had safhaya çıkar. İhtiyacımız olan bu enerjiyi en uygun besinleri tüketerek elde edebiliriz. Kış mevsiminde ihtiyacımız olan besinleri tükettiğimiz zaman hasta olma riskimiz oldukça azalacaktır.

KAHVALTIDA TÜKETMEMİZ GEREKENLER

Yeşil Zeytin
Köy Peyniri
Kuşburnu Marmelattı
Üzüm Pekmezi
Saf süzme çiçek balı
Taze yumurta
Tam kepekli ekmek
Taze sıkılmış portakal suyu
Taze mevsimlik biber salçası
Zeytinyağı ve limon suyu karışımı ,zahter salatası
Mevsiminde tüketeceğimiz her besin, bizim için yaratıcımız tarafından gönderilmiş bir ilaçtır. Özellikle bölgemizde yetişen besinleri tüketmemizde bizim için büyük faydalar bulunmaktadır. Anadolu toprakları çok zengin bir bitki örtüsüne sahiptir. Hem iklimi hem de yeryüzü şekilleri çeşitlilik gösterdiğinden dolayı yetiştirilen ürün çeşidi de çok fazladır.

Anadolu’da zeytin kahvaltıların sultanıdır. Kışın özellikle Hatay yöresinde yaygın bir şekilde kullanılan yeşil zeytin tercih edilmelidir. Yeşil zeytinde yüksek oranda D vitamini bulunmaktadır. Çocukların gelişimi açısından oldukça faydalı olan yeşil zeytinin ülkemizde kullanılma alanı yaygınlaşmaktadır. Ayrıca yeşil zeytin hem karaciğerimizin hem de dalağımızın temizlenmesini sağlar. Sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına yardımcı olarak bağırsak sistemimizin sorunsuz çalışmasını sağlar. Böylelikle “Basur ve Bağırsak kanseri” hastalığından korunmuş olursunuz.

Diş çürüklerinin oluşumunu engellemek ve kemiklerimizin daha da güçlenmesini sağlamak için, köy peyniri harika bir besindir. Portakaldan alacağımız C vitamini virüsler için çok sağlam bir kalkandır. Kuşburnun vücudumuza sağlayacağı enerji  mükemmel düzeydedir. Bu kahvaltının yanına tüketeceğimiz yumurta ve tam buğday ekmeği, hem protein ihtiyacımız hem de sindirim sistemimiz için mucizevi gıdalardır.

Sağlığımızı korumamızın ilk adımı, kahvaltı menümüzü yukarıda maddeler halinde sıraladığımız besinleri tüketmek olmalıdır. Gün çerisinde stresten uzak durup, manevi haz yaşamak da çok büyük önem arz etmektedir. Sağlıklı bir beden sağlıklı bir gelecektir. Geleceğimiz için sağlıklı beslenmeye özen göstermek insanlık vazifemizdir, unutmayalım!

Devlet destekli çocuk yardımı

      Çocuk yardımı alınarak gerek ev içerisinde ekonomik durum olsun gerek ise aile ve sosyal bakanlığın da ön gördüğü pek çok aile içi hizmet ve desteklerden de yararlanarak ihtiyaç görülen tüm durumlarda kanun gereğince devlet tarafından destekler alınmaktadır.
      Geçmiş dönemlerde pek çok çeşitli sistemler yer almaktaydı. Bu eski sistemler içerisinde vergilere olan iade sistemi kapsamında fiş iadesinin devlet açısından vakit ve personel israflarına yol açması nedeni ile ayrıca gerçeklik dışı olan beyanlarla devletin zarar görmesine sebebiyet verilmekte olunan, değiştirilmiş yasalar ile birlikte işçi ve memurlar için ödenen vergi iadeleri kaldırılmıştır. Bunun yerine de daha sistemli ve son derece faydalı olan, israfların engellenmesine yönelik geliştirilmiş olan bu vergi sistemi ile verdiğiniz paranın kesinlik ile ilgili mercilere ulaşmasını sağlanmıştır. Bu bakımdan da sistem tamamıyla geliştirilmiş buna da çocuk yardımı diğer bir adı ile de geçim indirimi denilmektedir.

      Gerek sağlık problemlerinde gerek ise diğer fizyolojik faaliyetler için de tüm bu kapsamda geçerli olan çeşitli indirimler ve yardımlar da devlet mercisi babında alınabilir. Çocuk yardımı almak için gerekli yerlere başvurularak sizler de bu yardımdan maddi ve manevi destekler ile çocuğunuza yönelik tüm bu destekleri elde edebilirsiniz. Maddi durumu sıkıntıda olan pek çok ailenin bu çocuk yardımını alarak ekonomik katkılarının devlet tarafından da veriliği bu kapsamda da geçimlerini biraz daha rahatlattıkları görülür. 

Ayak sağlığını korumak için neler yapılmalıdır?

         Günlük yaşantımızda sürekli ayaklarımızın üzerinde durur ve neredeyse vücut ve beden indeksimiz bakımından en çok çalışan bu organın bakımlarını ve sağlığını da unutmaktayız. Bu yüzden de ayakların sağlık açısından önemi bu sağlığın etkisinin azaldığı süreçlerde bir hayli önemli olmaktadır. Ayak sağlığı açısından dikkat edilesi gereken pek çok önem arz eden hususlar mevcuttur. Ayak sağlığınız açısından ayakkabıları büyük bir önem arz eden durum niteliğindedir. Ayaklarınızın gerek zarif ve güzel görünmesi gerek ise sağlığı açısından doğru ayakkabı seçimleriniz ve trend bakımından da düşünülecek olunur ise ayakkabı seçimleriniz sizin ayak sağlığınıza önemli bir etkiye sahip durumdadır.         Ayaklarınızın sağlığı için ayakkabılarınızı tabanları geniş ve kısa olan ayakkabı tercihlerinizi sizler de yaparak ayak sağlığınızı koruyabilirsiniz. Genellik ile erkeklerde 2 ila 3 cm kadınlarda ise 3 ila 4 cm civarında geçmemesi gerektiği uzmanlarca önerilmektedir. Ayakkabınızın topuğu dar olması nedeniyle ayaklara binen ağırlık belli bir bölgede yoğunlaşmasına sebebiyet vermektedir. Topuğun her ne kadar geniş olursa o denli ayak sağlığınız ve omurilik sağlığınız da o ölçüde etkilenir. Ayrıca yüksek topuklu ayakkabılar pek çok kadınlar için tercih edilen bir güzellik olmasına karşın bel ve ayak sağlığınız için önemli bir tehdit niteliğinde yer almaktadır. Yüksek topuklu severler için bu ayakkabılar bedenin ağırlığınız parmak uçlarına verdiğinden bir hayli ayak sağlığına zarar verir. İleriki yaşlarda da kalıcı rahatsızlık ve ağrılara da sebep olmaktadır.

Orgazm ve Cinsellik

     Kadınların cinsel yaşantısının önemli odak noktası olan ve orgazm meselesi her geçen gün önemli bir unsur niteliği taşımaktadır. Kadınlar için orgazm cinselliğin daha yaşanabilir ve tatminkâr olması için büyük bir önem arz eder. Cinsel yaşantının insan ihtiyaçları niteliğinde yer alması ve günümüzde de pe çok kadının orgazm olma sorunları yaşadıkları bilinmektedir. Orgazm cinsel ilişki sırasında yaşanmaması durumu genellik ile duygusal ve sinirsel bir durumdur. Ayrıca partnerleriniz ile olan ten uyumunuz ve cinselliği ciddiye alan bireylerin de orgazm olma sorunlarının başrol oynadığını bilmekteyiz. Bundan ötürü tensel hazlar daha çok yaşamak ve kadınların bu orgazm problemlerini aşması için cinselliği daha eğlenceli ve kendinizi kasmadan keyif veren bir aktivite olduğunu kesinlik ile aklınızdan çıkarmayınız. İşin önemli püf noktalarından biri olan orgazm için cinsel uyarıcıların en kadar çok ve şiddetli olması gerektiği ve bu uyarıcıların eğlenceli ve çeşitli türlü fanteziler ile de keyifli anları kendinize yaşatarak sinirsel olarak da gevşemenizi sağlamaktadır.
    Erkeklerde orgazm kadınların aksine çok fazla sorun olarak görülmemektedir. Tamamen mental olarak ve duygu hormonlarının etkisine bağlı kalınarak ortaya çıkan bu durum cinsel performansının da artışı ile birlikte zevk alarak cinsel hormonların doğru salgılandığı ölçüde orgazm olmama gibi bir durum söz konusu değildir. Ayrıca ilişki sırasında kendinizi kasmamanız ve aşırı ciddiyetin de olmadığı bir cinsel yaşamda orgazm olamamak söz konusu değildir. 

Madde bağımlılığı Kullanımı ve Etkileri Nelerdir?

        Kokain gibi birçok maddeler bilimsel adıyla söyleyecek olursak benzoylemetil ekgonin… Koka bitkisinden elde edilen yaprakların kristalize tropan bir alkaloiddir. İnsan sinir sistemine doğrudan zarar vererek etkilemesi ve kişinin üzerinde büyük bir uyarıcı etkisi olan bir maddedir.      

 Koka bitkisinden elde edilen bu maddenin üretimi ve tüketimi de dünya üzerinde yasal değildir. Nispeten daha geçmişte kokain uyuşturucu olarak bilinmemekteydi ve daha sonra da uyuşturucu madde olarak kullanımının da artış göstermesi ile birlikte satılmaya ve kullanılmaya başlandığı görülmüştür. Kokain tıp alanı haricinde kullanımı yasal olmayan bir maddedir. Kullanımı, bulundurulması, üretimi ve dağıtılması da dünya üzerinde kesinlik ile yasak bir madde olmaktadır.
     

  Tıp alanında ise anestezi çerçevesinde kullanılmakta olunan bir madde türüdür. Kokain kullanımlarının ardından insan üzerinde pek çok çeşitli etkiye yol açtığı görünür. Sonu ölüm ile sonuçlanan bu maddenin yüksek dozlarda insan vücuduna girdiğinde sonunda ölümün kaçınılmaz olduğu kesinlik ile akıldan çıkarılmamalıdır. Kokain kullanan kişilerde bağımlılık yaptığı görülmektedir. 
Kokain alımının ardından hemen etkisi görülmektedir ve etkisi yarım saat ila bir saat sonrasında geçmekte ve tekrar alınmadığında da yoksunluk belirtisine neden olur. Kullanımına takiben kalp atışını hızlandırır ya da yavaşlatır, göz bebeklerinin büyümesine neden olur ve kan basıncında artış ya da azalma şeklinde vücut dengesizliği görünür.  Sinir hastalıklarına da neden olan kokain akciğeri yavaş yavaş öldürürken vücut ve yüzlerde de etkileri hızlı bir biçimde gözlemlenir.

Yeşil Çay ve Faydaları

    Sağlıklı yaşamın çok önem kazandığı çağımızda ve bu dönemler içerisinde de gerek dengesiz ve sağlıksız beslenme olsun ya da yorucu yaşam ve iş tarzının da yoğun temposu ile birlikte son derece sağlığımız da bozulmaktadır. Yeşil çay normal çayların aksine pek daha sağlıklı ve siyah çaya oran ile daha şifalıdır. Siyah çayın normal kullanımından fazla tüketildiğinde kalp rahatsızlığına yol açtığı bilinmektedir. Ancak yeşil çayın yaprakları fermente edilmeden işlendiği için yeşil çay siyahlaşamaz ve bu yüzden de siyah çayın kaybetmiş olduğu güçlü antioksidanları sizlere sunmaktadır. Yeşil çay son dönemlerde de bir hayli fazla tüketilmekte olunan bir bitki çayıdır. Besin değeri bakımından da fermente edilmeden hazırlandığı için pek çok mineralini kaybetmeden sizlere sunulmaktadır.
    Yeşil çayın iyi etkileri kapsamında bulunan içindeki kafein, teanin ve fenotik birleşikleri bulunmaktadır.
Yorucu iş temposundan ve sinir sistemlerinizi de bir hayli geren yaşamınızda önemli bir gevşetici rolü üstlenen yeşil çay sizler için de büyük bir mühim iksir niteliği taşır. Sinir ve kas sistemlerinizi anında yumuşatır ve içerisindeki kafein ile de hem mutlu hem de daha zinde hissedeceğiniz bir bitki türüdür. Yeşil çay zihni açarken beyni ve içerisinde hücrelerin de yenilenmesini ve sağlığını da korumaktadır. İçerisindeki bozulmadan kalan mineraller ile siyah çaya nazaran daha elzemli bir bitki çayı olmakta ve bu bağlamda da yüksek vitamin deposu özelliği sayesinde çok tüketilen bitki çaylarındandır.

Dolgu Neden Yapılır?

     Ağızlarımız vücudumuzun sindirim organlarına sindirilmek ve işlenmek üzere olan besinlerin vücudumuza girişini sağlamaktadır. Ardından dişlerimiz ile öğütülerek besinlerin kolaylık ile sindirimi ve daha küçük parçalara ayrılmayı bekleyen besinleri minimum düzeyde öğütmek üzere mideye inmektedir.

    Eğer ki dişlerimiz olmasaydı besinleri doğrudan tıpkı bir yılan misali yutmak ve neredeyse midenin de bu besinleri sindirmesi aylarca sürebilirdi. Bu neden ile yaratıcı bizlere sunmuş olduğu çeşitli nimetlerin arasında dişlerimizi de vererek vücudun daha iyi işleyişini sağlamaktadır.
Diş sağlığımız için de elzemli durumlardan biri olan dolgu hayatımız boyunca pek çok kez diş hekimleri tarafından bizlere yapılan bir çürük tedavi yöntemidir.   
         Diş sağlığının korunması ve gerekli görünen ön müdahalelerin de yapılması için dolgu çürük nedeniyle zarar görmüş bir dişe normal fonksiyonunu nispeten kazandıracak olan yöntemlerin başlıca türlerindendir. Bakterilerin girebilecek boşlukları dolgu ile kazanılarak çürük oluşan dişlerin ve diş etlerinin de zarar görmemesi için pek çok insana da genellikle uygulanan diş tedavisi tekniğidir. Amalgam dolgu gümüş dolgular olarak da bilinen bir dolgu türüdür. Amalgam gümüş, bakır cıva ve kalayın bir araya getirilerek oluşturulmuş olunan bir alaşım türüdür. Amalgam haldeki madde karıştırılır ve diş hekimleri tarafından diş tedavisinde kullanılmaktadır. Bu yöntemler ile çürük oluşan kısmında boşluklar kapatılarak normal diş taşlarının sertliğinde ve aynı fonksiyona yakın bir koruma kaplama kazandırılarak dişlere yapılan bu plaklar ile çürüklerin daha fazla zarar vermesi de önlenmiş olunur.